|
Gölün kenarında bir hikaye uydurdum kendimce…
Bir anne ve kızı göle taş atıp şöyle bir dilek dilemişler: “attıkları taş gölün dibine ulaşana dek, göle bundan sonra her taş atıp dilek dileyenin dileği kabul olsun” …
Göl duymuş taşın sesini ve bu dileği sonsuza taşımak için dipsiz oluvermiş. Böylece anne ve kızın attığı taş gölün dibine hiç ulaşamayacak ve insanların her diledikleri de sonsuza dek gerçekleşecekmiş. Elbette Dipsiz Göle gelip taş atmaları ve dilek dilemeleri şartıyla.

Bu hikayeyi uydurdum belki ama içinde bir gerçek payı da yok değil. Gerçekten de ben kızımla birlikte gölün kıyısında durduğumda yerden bir taş aldı, yüksekçe bir yere çıktı ve taşı göle atarak bir dilek diledi. Ben de ardından bir taş daha attım, güzel kızımın dilekleri gerçek olsun diye.
O sırada yağmur yağıyordu ve etraf o kadar güzel bir renk ve kokuya bürünmüştü ki, benim dileğim o an’dı zaten.
Muntazam bir tek sıra ile yüzen ördekler kıyıya çekildiler ve hep birlikte göle düşen damlaları seyre daldık.

Ağaçlar kıskandılar yağmur damlalarını ve onlar da gölün yüzeyine düştüler, öyle güzeldi ki ağaç akisleri gölün üzerindeki, ağacın mı yoksa akislerin mi gerçek olduğunu bilemedik.
Sonra büyülenmişcesine sessizliğin sesini dinledik…
…
Dipsiz Göl Tosya yolu üzerinde, çok hoş bir tesis yapılmış. Göl kıyısına yapılmış tahta bir iskele üzerinde salıncaklar ve ahşap masalar bu cennette çok keyifli zaman geçirilebileceğinin işaretlerini veriyor sanki.

Belki sonbahar kış aylarında gelinip şömine keyfi de yapılır.
…
Bu cennete her mevsim gelinir.
|
0 yorum yazılmıştır